ANA SAYFA BİR İMZA VER İLETİŞİM “Gün batmak üzereydi. Tüm sütunları ve heykelleri ile yapı, ışık ve gölgelerin oluşturduğu mistik bir mücevher gibiydi. Pytheos, yorulmuştu. Rüzgâra karışan fısıltıları düşüncelerini yansıtıyordu:  - Şu kadarını biliyorum, ölüm kötü bir şey. Bak işte, tanrılardan belli. İyi bir şey olsaydı ölüm, önce tanrılar ölmez miydi?”  Antik dünyanın tüm harikaları salt yapısal güzellikleri, büyüklükleri ve sanatsal anlatımları ile günümüze  ulaştı. Oysa onların meydana gelmesinde emeği olan tüm insanlar ve  hikayeleri unutuldu. Bu kitap bu insanlardan  bir bölümünün yaşamlarını, aşklarını ve mücadelelerini anlatırken, dönemin insanlarına,  entrikalara, savaşlara ve yeni kurulan bir imparatorluğun sancılarına ışık tutuyor. Tarihi gerçekler üzerinden kurgulanmış hikayesi okuyucusuna antik dönemin atmosferini şiirsel bir anlatımla yaşatıyor.   Mausoleion, Babil’in asma bahçeleri gibi, bir aşkın ölüme karşı direnişiydi. Yaratıcıları gibi, bugün ikisi de zamana yenik düştüler. Aşkları ise ebediyen devam edecek, tıpkı bugün Bodrum’da başlayan yeni aşklar gibi…
Yazar hakkında bilgi için: www.remzikazmaz.com
Tüm                ‘larda bulabilirsiniz.